{"product_id":"9781365021954","title":"Osmanl\u0026#305;'da CinselliK","description":"\u003cp\u003eOsmanlı tarihinin bilinmeyenlerini araştırmak ve hanedan ailesine kutsallık yüklememek gerekir.Osmanlı tarihine realist bir bakış açısıyla bakmalıyız,evet Osmanlılar atalarımız fakat gerçekleri görmeliyiz.\u003cbr\u003eOsmanlılara günahsız kutsal bir gözle bakan cemaat tarihçileri..Osmanlının zaaflarının üzerini örterler..Osmanlının saray,harem hayatıyla ilgili bir çok gerçeğin üzerini örterler..Özellikle padişah ve hanedan üyelerinin cinsel hayat ve fantazilerini saklayarak ;hanedan üyelerini koruduklarını zannederler\u003cbr\u003eAslında ecdadımız o kadar masum değildir. ''Osmanlıda Cinsel hayat \u003cbr\u003eOSMANLI TOPLUMUNDAKİ CİNSEL YÖNELİMLER VE USULLER\u003cbr\u003eYasanın kapsamı ve Osmanlı tarihi ile ilgili kısıtlamaların nerelere uzanacağı belirsizliğini korurken, kitapçılarda Osmanlı’nın renkli toplumsal hayatını bütün yönleriyle anlatan arafından kaleme alınan ve çıkan Osmanlı’da Seks adlı İlk olarak 1987 yılında bugüne kadar altı baskı yaptı. 'da Seks kitabında Osmanlı toplumundaki cinsel yönelimleri ve usulleri anlatıyor.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eADINA KİTAP YAZILAN YEMENİCİ BALİ OĞLAN\u003cbr\u003eKitapta, 1686 yılında Hamamcılar Kethüdası olan İsmail Ağa tarafından kaleme alınan Dellakname-i Dil Küşa yani Gönüller Açan Tellaklar Kitabı adlı uzunca bir metin yer alıyor. İstanbul’un ünlü hamamları ve bu hamamlarda “kulamparaya peştamal çözen nazenin oğlanları” anlatan İsmail Ağa’nın kitabı kaleme almasının sebebi ise yine bir hamam oğlanı. Kılıç Ali Paşa Hamamı’nda “soyunurken” İsmail Ağa tarafından çok beğenilerek “iç oğlanı” yapılan Yemenici Bali Oğlan, “Bir kitap yazsan, içinde adımız geçse, tarihte hatırlansak” deyince İsmail Ağa, İstanbul’daki 2 bin 123 “parlak” tellaktan on birini seçerek anlatmaya başlamış. Tabii başta Yemenici Bali Oğlan. Kethüda’nın coşkulu üslûbunun katkısıyla, ortaya Osmanlı’nın en renkli eşcinsel metinlerinden biri çıkmış.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eİSMAİL AĞA'NIN YAKIŞIKLI SEVGİLİSİ\u003cbr\u003eİsmail Ağa, “mahbûb-ı ziba” yani “yakışıklı sevgili” diye andığı Yemenici Bali Oğlan için şunları söylüyor: “Henüz on beş yaşında ve güzellik tacı adının başında ve bu günahkârın mürg-i dili (gönül kuşu) yemenici oğlanın samur kaşında.” Zavallı Yemenici, gaddarlıklarıyla nam salmış 59. Yeniçeri Ortası’nın acemilerinden. Şahbaz bir yoldaşının altındayken baskın verilince defterli olup Kılıç Ali Hamamı’nda soyunmaya başlamış. Kethüda’nın deyişiyle, “Amma camekân odada, amma içeri halvette o nazlı oğlanın firuze kâsesini ejder misali demir kazık millerle oymuşlar.”\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eİsmail Ağa, Yemenici’nin hamamda soyunduğu dönemdeki tarifesiyle ilgili de bilgiler vermiş: “Gece ve gündüz seferi 70 akçedir. 20 akça dahi ortağı dellak alır. Gece döşek yoldaşlığı 300 akçadır. Kulamparası kaç sefere takati varsa 300 akçaya dâhildir.”\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eHAYDUTLARIN TECAVÜZÜNE UĞRAYAN SİPAHİ MUSTAFA BEY\u003cbr\u003eBir kadızadenin gönül eğlencesiyken sokaklara düşen Sipahi Mustafa Bey, Mudurnu Dağı’nda “Kara Domuz” namlı bir hayduda peşkeş çekilmiş. İsmail Ağa’nın deyişiyle haydut, “Oğlancığı kıllı sineye çekip gözleri yaşına bakmayıp gümüş kümbetine demir kazık çakmıştır.” Haydudun diğer adamları da Sipahi Mustafa Bey’e tecavüz ettikten sonra zavallıyı, “Yürümeye mecali kalmamakla bir handa emanet yatağa koyup gitmişler.” Bu Sipahi Mustafa Bey de Fındıklı’daki Müftü Efendi Hamamı’nda defterli olmuş.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eKIZ SOFTA'NIN BAŞINA GELENLER\u003cbr\u003eKitapta anlatılan hamam oğlanlarından biri de Kız Softa namlı Ürgüplü İsmail. İstanbul’da hemşerisi Dağlı Mustafa’nın yanında kalırken, üçüncü gece bu niyeti bozuk hemşeri, “Oğlan, s..... yarî hiledir (dostça bir oyundur) deyip oğlancığı b’il-ikna (ikna ederek) rızasıyla fiilî livataya mübaşeret eyledikte (girişince) maslahatı begayet kebir olmakla İsmail bihuş oldukta gaddar herif işini tamam görmüştür.”\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eBu olayın ardından Kız Softa, İstanbul’da tezgâh arkası, dükkân, yangın yeri, mezbelelik birçok yerde soyunmuş nihayet Yıldızbaba Hamamı’nda beline peştamalı sarmış.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eTOKMAKÇI KALYONCU SÜLEYMAN\u003cbr\u003eKethüda Efendi’nin “âdem ejderhası” diye anlattığı Kalyoncu Süleyman rağbet edilen bir “tokmakçıymış.” Bir gün kahvede otururken, Piyalepaşa hamamcısı ile tanışmış. Hamamcı, “Tamam, bana böyle şahbaz bir tokmakçı lazım” deyip Süleyman’ı hamama almış. İsmail Ağa, bu âdem ejderhasının hamam muamelesini anlatırken adeta kendinden geçmiş: “Uzan beyim, paşam deyip nicesini baldır bacağa atar, kıvamı geldikte kendi peştemalını fora edip dal... müşterinin ayaklarını öper... ”\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eKINALIKUZU FİRUZ\u003cbr\u003eEl, ayak parmakları kınalı olan Firuz, Arnavut asıllıymış. Bir hemşerisi Firuz’u hamama gelen kulamparalara tanıştırmış, el öptürmüş. Hamamda yaşananları anlatan Kethüda Efendi, Firuz için de kalemini konuşturmuş: “Efendim, ortaklık yoludur. Oğlanın başını tutmam gerektir deyip o lain Arnavud şaki, Firuz’un boynuna kol kemendini attıkta, oğlanın g... nur topu misali d... ki, aşk olsun o oğlana .... basana.”\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eİLK FAHİŞELER, İLK JİGOLOLAR\u003cbr\u003eMurat Bardakçı diyor ki; “İstanbul halkı için seks skandalları, sık rastlanan olaylardandır. Hiçbir dönemde de engellenememiştir.”\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eKitaba göre ilk kayıtlı fahişelere Kanuni Sultan Süleyman devrinde rastlanmış. Bununla birlikte ilk jigololar Yavuz Sultan Selim devrinde ortaya çıkmış.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eKANUNİ DÖNEMİNDE ÜN YAPAN FAHİŞELER\u003cbr\u003eMurat Bardakçı kitapta Kanuni döneminde İstanbul’da ün yapan ilk fahişelerin isimlerini bile veriyor: Arap Fatı, Giritli Narin, Atlıases Kamer, Kirteli Nefise ve Balatlı Ayni...\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eBALİ BEY'İN KARISI JİGOLO DÜŞKÜNÜYDÜ\u003cbr\u003eYavuz Sultan Selim döneminin milli kahramanı olan Bali Bey’in karısı ise jigololara tutkunmuş. Varını yoğunu genç erkeklere veriyormuş. Çift bu yüzden pek çok kez kadılık olsa da, yaşananlar Yavuz’un kulağına gitse de Bali Bey’in karısı genç erkeklerle ilgilenmekten bir türlü vazgeçememiş.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eLEZBİYEN CÜMBÜŞÜ\u003cbr\u003eMurat Bardakçı’nın kitabında Osmanlı’daki lezbiyen ilişkiler de anlatılıyor. Arapça “zarif” kelimesinden gelme “zürefa”nın “lezbiyen”, “sevici” anlamında kullanıldığını belirten Bardakçı, bu merakın, İstanbul’da her dönemde ve özellikle yüksek kesimde revaçta olduğunu anlatıyor.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eOSMAN PAŞA'NIN LEZBİYEN KARISI\u003cbr\u003eLezbiyenlikle ilgili gerçek hikâyelerden biri Sadaret kaymakamı Osman Paşa’nın karısının başından geçmiş. 1810 yılında Sadaret kaymakamı olan Osman Paşa’nın en büyük zaafı İstanbul’un en namlı lezbiyenlerinden biri olan karısına aşırı düşkünlüğüymüş. Karısı bir çingene rakkaseye gönül verip evde hanımların katıldığı içkili, müzikli meclisler düzenleyince dedikodular alıp başını gitmiş. Bu âlemler duyulunca, saraydan, “Karısına sahip çıkamayan devlete hiç çıkamaz” yazılı fermanla Osman Paşa’yı devlet görevinden azletmişler. Günah yalnızca halk içindi\u003cbr\u003eDiğer kaynaklarda ise Osmanlının cinsel tercihleriyle ilgili ipuçları vardır.İşte örnekler:\u003cbr\u003eYavuz Sultan Selim, 1514 teki Çaldıran Seferi sırasında Şah İsmail’i savaş meydanında yendikten sonra, oralarda gördüğü 14-15 yaşında bir oğlan çocuğuna da diz çöküp ilanı-ı aşk etmiştir.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eFatih Sultan Mehmet, Patrik Natruras’tan oğlunu kendisine istemiştir. \u003cbr\u003e \u003cbr\u003eOsmanlı Padişahlarının olağandışı bu cinsel tercihleriyle ilgili kaynaklar,\u003cbr\u003e(Hammer ‘in kitabının 285. Sayfası, Alfanso De la Martin’in Osmanlı Tarihi kitabının 1.cilt 114.s., Reşet Ekrem Koçu’nun Osmanlı Padişahları eserinin 207.s, Çağatay Hoca’nın T.T.K yayınlarından çıkan kitabının 43.s, Rıza Zelyut ’un Osmanlıda Karşıt Düşünce ve İdam Edilenler kitabının 108.s, Erdoğan Aydın’ın Fatih ve Fetih adlı kitabında)\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e“Padişah yakınlarında bulunan ve iç sarayda çalışan içoğlanları, yakışıklı ve parlak gençlerden seçilir ve yüzleri peçe ile kapatılırdı“ ve bunu İslam hukukunda şu sözlerle meşrulaştırıyorlardı;\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e“Genç bir hoca veya terbiyeci, genç ve bıyığı bitmemiş çocuklarla fazla yalnız kalmasın. Zira nefis, insanları kötülüklere sevk edebilir. Hatta bu tür gençler yüzlerine peçe bile örtebilirler. Bu tür gençlere şabbemret denilir”. \u003cbr\u003e \u003cbr\u003eCevdet Paşa kendi ifadelerine dikkat buyurunuz:\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e“İstanbul’da bizim delikanlı sevgililerimiz vardı” \u003cbr\u003e \u003cbr\u003e“Tanzimat sosyal hayatta birçok değişiklikler getirdi ve erkeğin yerini kadın aldı”\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e“Ve bazı kişiler bu huylarından vazgeçmediler, gizli gizli erkek sevgilileriyle bir arada oldular. \u003cbr\u003e \u003cbr\u003eBunların en başında gelen Sadrazam Ali Paşa’ydı,” diyor. Hatta cümlesi şöyle geçiyor:\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e“Bu cihetle Ali Paşa’nın dairesi mesarifi şehriyye (yani aylık) üç dört bin altına vardı ve Ali nam çare bu delikanlısının mesarifi ( yani sevgilisinin masrafları ) efendiden bir ademin hanesini kibarane surette idare edebilirdi” diyor.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003ePadişahlar cinsel ilişkide bulunmak için güzel oğlanları toplatıp hareme alıyorlardı \u003cbr\u003e(Osmanlı tarihi, Alphonse de Lamartine, Cilt 1, S:114)\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eFatih sıkı bir oğlancıydı (Reşad Ekrem Koçu, Osmanlı padişahları, S:207-221)\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e4. Murat'a annesi oğlan bulurdu (Reşad Ekrem Koçu, Osmanlı padişahları, S:207-221)\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eVezir Ahmet Paşa, padişahın özel hareminde bulunan ve cinsel ilişkide olduğu oğlanına aşık oldu diye öldürüldü ( St. Shaw, 1, S:203)\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e3. Murat'ın 130 çocuğu vardı (Padişahın kadınları ve kızları, M. Çağatay Uluçay, Türk Tarih Kurumu Yayınları, S:43)\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e3. Murat'ın annesi bulabildiği kadar oğluna günde bir bakire kız veriyordu (Reşad Ekrem Koçu, Osmanlı padişahları, S:207-221)\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e3. Murat, annesinin bulduğu iki cariye ile ilişkiye giremeyince, annesi büyü yapıldı sandı (Reşad Ekrem Koçu, Osmanlı padişahları, S:161-162)\u003cbr\u003e \u003cbr\u003ePadişah 1. Ahmet beşikteki öz kızını sadrazamla evlendirdi (Osmanlı tarihi, Alphonse de Lamartine, Cilt 2, S:587)\u003cbr\u003e \u003cbr\u003ePaşa İbrahim, kızını 4 yaşında evlendirdi (Padişahın kadınları ve kızları, M. Çağatay Uluçay, Türk Tarih Kurumu Yayınları, S:63)\u003cbr\u003e \u003cbr\u003ePadişah 3. Ahmet 5 yaşındaki kızını sokakta görüp beğendiği daha sonra da sadrazam yaptığı Ali Paşa'ya verdi (Reşad Ekrem Koçu, Osmanlı padişahları, S:289)\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eOsmanlılar, Karaman kadınlarına tecavüz ettiler (Aşıkpaşaoğlu Tarihi, Aşıkpaşaoğlu, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, S:40)\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eSultan 4. Ahmet'in 700'den fazla cariyesi vardı (Reşad Ekrem Koçu, Osmanlı padişahları, S:244)\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e600 küsur yıl cihan devleti, şerri devleti olduklarını iddia eden Osmanlı hanedanının sapkınlıkları ortadadır.Gerçekleri görelim tarihimize gerçekçi bir bakış açısıyla bakalım.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"DO\u0026#286;AN\/ PUBLISHING","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47163971109104,"sku":"9781365021954","price":2.99,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0737\/7593\/9824\/files\/9781365021954_p0.jpg?v=1763710889","url":"https:\/\/shop-qa.barnesandnoble.com\/products\/9781365021954","provider":"Barnes \u0026 Noble (DEV)","version":"1.0","type":"link"}